۞ Kelâmullâh • Mekke Dönemi • 62 Ayet ۞
۞

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ

⚖️ Mukayeseli Mealler & 11 Hafız Tilaveti

Necm Suresi (62 Ayet)

7 Büyük Ehl-i Sünnet Mütercimi • 11 Büyük Kâri • Ayet Ayet Takip & Dinleme

🎙️ Hafız (Kâri):
🔍
Ayete Git:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1Necm : 1

وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ

Tevhid Meali:

Battığı zaman yıldıza andolsun ki

2Necm : 2

مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوٰىۚ

Tevhid Meali:

Arkadaşınız sapmadı ve azgınlaşmadı.

3Necm : 3

وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىۜ

Tevhid Meali:

O, hevadan konuşmaz.

4Necm : 4

اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْيٌ يُوحٰىۙ

Tevhid Meali:

(Onun konuştukları,) kendisine vahyedilen vahiyden başkası değildir.

5Necm : 5

عَلَّمَهُ شَد۪يدُ الْقُوٰىۙ

Tevhid Meali:

Ona (Kur’ân’ı), çetin güç sahibi (Cibrîl) öğretti.

6Necm : 6

ذُو مِرَّةٍۜ فَاسْتَوٰىۙ

Tevhid Meali:

O, büyük bir kuvvete sahiptir. Hemen doğruldu.

7Necm : 7

وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىۜ

Tevhid Meali:

O, en yüce ufuktaydı.

8Necm : 8

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلّٰىۙ

Tevhid Meali:

Sonra (Muhammed’e) iyice yakınlaşmak için yanaştı.

9Necm : 9

فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ

Tevhid Meali:

Böylece iki yay boyu veya daha yakın (bir mesafe kaldı aralarında).

10Necm : 10

فَاَوْحٰٓى اِلٰى عَبْدِه۪ مَٓا اَوْحٰىۜ

Tevhid Meali:

(Allah,) kuluna vahyedeceğini vahyetti.

11Necm : 11

مَا كَذَبَ الْفُؤٰادُ مَا رَاٰى

Tevhid Meali:

Kalp gördüğünde yanılmadı.

12Necm : 12

اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا يَرٰى

Tevhid Meali:

Siz (buna rağmen), gördüğü hakkında onunla tartışacak mısınız?

13Necm : 13

وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ

Tevhid Meali:

Andolsun ki onu, bir diğer inişte de görmüştü.

14Necm : 14

عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى

Tevhid Meali:

Sidret-i Münteha’nın yanında.

15Necm : 15

عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوٰىۜ

Tevhid Meali:

Onun hemen yanında Me’vâ Cenneti vardır.

16Necm : 16

اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰىۙ

Tevhid Meali:

O vakit Sidre ağacını (kimsenin kelimelerle tarif edemeyeceği güzellikler) bürüyordu.

17Necm : 17

مَا زَاغَ الْبَصَرُ وَمَا طَغٰى

Tevhid Meali:

Göz (edebinden dolayı sağa sola) kaymadı, (görmesi gerekenin dışına da) taşmadı.

18Necm : 18

لَقَدْ رَاٰى مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرٰى

Tevhid Meali:

Andolsun ki o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bazısını gördü.

19Necm : 19

اَفَرَاَيْتُمُ اللَّاتَ وَالْعُزّٰىۙ

Tevhid Meali:

Lât ve Uzzâ’yı gördünüz mü? (Nerede kudreti sonsuz olan Allah, nerede kendisine dahi faydası olmayan bu putlar?)

20Necm : 20

وَمَنٰوةَ الثَّالِثَةَ الْاُخْرٰى

Tevhid Meali:

Ve üçüncüleri olan Menât’ı.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

21Necm : 21

اَلَكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْاُنْثٰى

Tevhid Meali:

Erkek (çocuklar) sizin, dişi (çocuklar) O’nun öyle mi?

22Necm : 22

تِلْكَ اِذًا قِسْمَةٌ ض۪يزٰى

Tevhid Meali:

Öyleyse bu, adil olmayan insafsız bir paylaştırmadır.

23Necm : 23

اِنْ هِيَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا تَهْوَى الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىۜ

Tevhid Meali:

(Lat, Menat, Uzza gibi isimler) sizin ve babalarınızın koyduğu, Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği isimlerdir. Onlar, yalnızca zanna ve nefislerinin arzusuna uyarlar. Oysa andolsun ki onlara, Rabblerinden hidayet gelmiştir.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

24Necm : 24

اَمْ لِلْاِنْسَانِ مَا تَمَنّٰىۘ

Tevhid Meali:

Yoksa insanın her temenni ettiği ona (kendisine) verilecek (diye mi düşünüyorsunuz)?

25Necm : 25

فَلِلّٰهِ الْاٰخِرَةُ وَالْاُو۫لٰى۟

Tevhid Meali:

İlk olan da (dünya) son olan da (ahiret) Allah’ındır. (İnsanın istediği değil, her iki âlemde de Allah’ın dilediği olur.)

26Necm : 26

وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِي السَّمٰوَاتِ لَا تُغْن۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـًٔا اِلَّا مِنْ بَعْدِ اَنْ يَأْذَنَ اللّٰهُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَرْضٰى

Tevhid Meali:

Göklerde nice melekler vardır ki -Allah’ın dileyip razı olduğu kimse için izin vermesi dışında- onların şefaatlerinin hiçbir faydası yoktur.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

27Necm : 27

اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ لَيُسَمُّونَ الْمَلٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ الْاُنْثٰى

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki ahirete inanmayanlar, melekleri dişi isimleriyle anarlar.

28Necm : 28

وَمَا لَهُمْ بِه۪ مِنْ عِلْمٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّۚ وَاِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۚ

Tevhid Meali:

Onların buna dair hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyarlar. Doğrusu zan, (hak gibi kesin bilgiye/vahye dayanmaz. Bu sebeple de) hakkın yerine geçmez/hakkın verdiği (mutmainliği) sağlamaz.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

29Necm : 29

فَاَعْرِضْ عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ

Tevhid Meali:

Bizim zikrimize/Kitabı’mıza sırtını dönen ve yalnızca dünya hayatını isteyen kimseden yüz çevir.

30Necm : 30

ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى

Tevhid Meali:

Bu, onların ilimde ulaştıkları son seviyedir. Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları da hidayet üzere olanları da en iyi bilendir.

31Necm : 31

وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۙ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُ۫ا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰىۚ

Tevhid Meali:

Göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a aittir. (Akıbet şöyle olacaktır: O) kötülük işleyenleri, kötülüklerine karşılık cezalandıracak; iyilik yapanları da iyiliklerine karşılık en güzel olanla mükâfatlandıracaktır.

32Necm : 32

اَلَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَۜ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِۜ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْۚ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۟

Tevhid Meali:

Onlar ki küçük kusur ve günahlar dışındaki (İslam’da cezaya tabi olan içki, zina, adam öldürme gibi) büyük günahlardan ve fuhşiyattan sakınırlar. Şüphesiz ki Rabbin, bağışlaması geniş olandır. Sizi topraktan yarattığı zaman da siz annelerinizin karnında ceninler iken de sizi en iyi bilen O’dur. Nefislerinizi temize çıkarmayın. O, korkup sakınan (takva sahiplerini) en iyi bilendir.

33Necm : 33

اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي تَوَلّٰىۙ

Tevhid Meali:

Gördün mü o yüz çevireni?

34Necm : 34

وَاَعْطٰى قَل۪يلًا وَاَكْدٰى

Tevhid Meali:

Ve az bir şey verip sonra vermeyi keseni.

35Necm : 35

اَعِنْدَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرٰى

Tevhid Meali:

Yoksa gaybın ilmi yanındadır da, o mu (gerçekleri) görüyor?

36Necm : 36

اَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا ف۪ي صُحُفِ مُوسٰىۙ

Tevhid Meali:

Yoksa ona, Mûsâ’nın Sahifelerinde olanlar haber verilmedi mi?

37Necm : 37

وَاِبْرٰه۪يمَ الَّذ۪ي وَفّٰىۙ

Tevhid Meali:

İşini eksiksiz yapan İbrâhîm’in (sahifelerinde olan da mı haber verilmedi)?

38Necm : 38

اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki hiçbir günah sahibi, bir başkasının günahını yüklenmez.

39Necm : 39

وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki insana, kendi çabasının dışında bir şey yoktur.

40Necm : 40

وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىۖ

Tevhid Meali:

Ve kuşkusuz onun çabası ileride görülecektir.

41Necm : 41

ثُمَّ يُجْزٰيهُ الْجَزَٓاءَ الْاَوْفٰىۙ

Tevhid Meali:

Sonra onun yaptıklarına, eksiksiz bir karşılık verilecektir.

42Necm : 42

وَاَنَّ اِلٰى رَبِّكَ الْمُنْتَهٰىۙ

Tevhid Meali:

Ve şüphesiz ki varılacak son nokta, Rabbine olacaktır.

43Necm : 43

وَاَنَّهُ هُوَ اَضْحَكَ وَاَبْكٰىۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki güldüren de ağlatan da O’dur.

44Necm : 44

وَاَنَّهُ هُوَ اَمَاتَ وَاَحْيَاۙ

Tevhid Meali:

Ve hiç şüphesiz, öldüren de hayat veren de O’dur.

45Necm : 45

وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ

Tevhid Meali:

Kuşkusuz çiftleri, erkek ve dişi olarak yaratan O’dur.

46Necm : 46

مِنْ نُطْفَةٍ اِذَا تُمْنٰىۖ

Tevhid Meali:

(Rahme atılan) bir damla meni suyundan.

47Necm : 47

وَاَنَّ عَلَيْهِ النَّشْاَةَ الْاُخْرٰىۙ

Tevhid Meali:

Hiç kuşkusuz, tekrar diriltme de O’na aittir.

48Necm : 48

وَاَنَّهُ هُوَ اَغْنٰى وَاَقْنٰىۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz, zengin kılan da O’dur, verdiğiyle razı eden de O’dur. (Ya da zengin kıldığı gibi, fakir kılanda O’dur.)

49Necm : 49

وَاَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرٰىۙ

Tevhid Meali:

Doğrusu, (onların tapındıkları) Şi’ra (Yıldızı)nın Rabbi de O’dur.

50Necm : 50

وَاَنَّهُٓ اَهْلَكَ عَادًاۨ الْاُو۫لٰىۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki önceden (var olan) Âd Kavmi’ni helak eden O’dur.

51Necm : 51

وَثَمُودَا۬ فَمَٓا اَبْقٰىۙ

Tevhid Meali:

Semûd’u da… (Onlardan geriye) hiçbir şey bırakmadı.

52Necm : 52

وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ اَظْلَمَ وَاَطْغٰىۜ

Tevhid Meali:

Daha önce (var olan) Nûh Kavmi’ni de… Çünkü onlar en zalim ve en azgın olanıydılar.

53Necm : 53

وَالْمُؤْتَفِكَةَ اَهْوٰىۙ

Tevhid Meali:

Altüst olmuş (Lût’un kavmini de) kaldırıp yere çaktı.

54Necm : 54

فَغَشّٰيهَا مَا غَشّٰىۚ

Tevhid Meali:

Onları bürüyen (felaketler) onları bürüdü/sardı.

55Necm : 55

فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكَ تَتَمَارٰى

Tevhid Meali:

Şimdi Rabbinin hangi nimetinde şüpheye kapılacaksın?

56Necm : 56

هٰذَا نَذ۪يرٌ مِنَ النُّذُرِ الْاُو۫لٰى

Tevhid Meali:

Bu (Kur’ân), önceki uyarıcılardan bir uyarıcıdır.

57Necm : 57

اَزِفَتِ الْاٰزِفَةُۚ

Tevhid Meali:

Yaklaşmakta olan (kıyamet) yaklaştı.

58Necm : 58

لَيْسَ لَهَا مِنْ دُونِ اللّٰهِ كَاشِفَةٌ

Tevhid Meali:

Onu, Allah’ın dışında açığa çıkaracak hiç kimse yoktur.

59Necm : 59

اَفَمِنْ هٰذَا الْحَد۪يثِ تَعْجَبُونَۙ

Tevhid Meali:

Şimdi siz, bu söze (Kur’ân’a) mı şaşırıyorsunuz?!

60Necm : 60

وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَۙ

Tevhid Meali:

(Onun haberleri karşısında) gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz, öyle mi?!

61Necm : 61

وَاَنْتُمْ سَامِدُونَ

Tevhid Meali:

Ve gaflet içinde eğlenip yüz çeviriyorsunuz?!

62Necm : 62

فَاسْجُدُوا لِلّٰهِ وَاعْبُدُوا

Tevhid Meali:

Artık Allah’a secde edin ve (O’na) ibadet edin.

📖
Necm Suresi
Mishary Alafasy
🏠Ana Sayfa⚖️Ahkâm📜Sünnet📖Kur'an👑Mezhepler🔍Arama