۞ Kelâmullâh • Mekke Dönemi • 49 Ayet ۞
۞

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ

⚖️ Mukayeseli Mealler & 11 Hafız Tilaveti

Tûr Suresi (49 Ayet)

7 Büyük Ehl-i Sünnet Mütercimi • 11 Büyük Kâri • Ayet Ayet Takip & Dinleme

🎙️ Hafız (Kâri):
🔍
Ayete Git:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1Tûr : 1

وَالطُّورِۙ

Tevhid Meali:

Tûr’a,

2Tûr : 2

وَكِتَابٍ مَسْطُورٍۙ

Tevhid Meali:

Satır satır yazılmış Kitab’a,

3Tûr : 3

ف۪ي رَقٍّ مَنْشُورٍۙ

Tevhid Meali:

(O Kitap ki) yayılmış kağıt içinde(dir).

4Tûr : 4

وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ

Tevhid Meali:

(Meleklerin tavaflarıyla imar ettiği bir ev olan) Beyt-i Ma’mur’a,

5Tûr : 5

وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِۙ

Tevhid Meali:

Yükseltilmiş tavana,

6Tûr : 6

وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ

Tevhid Meali:

Ve tutuşturulmuş denize andolsun ki

7Tûr : 7

اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِعٌۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki Rabbinin azabı gerçekleşecektir.

8Tûr : 8

مَا لَهُ مِنْ دَافِعٍۙ

Tevhid Meali:

Onu savıp engel olacak hiç kimse yoktur.

9Tûr : 9

يَوْمَ تَمُورُ السَّمَٓاءُ مَوْرًاۙ

Tevhid Meali:

O gün gök, dönerek sallanır.

10Tûr : 10

وَتَس۪يرُ الْجِبَالُ سَيْرًاۜ

Tevhid Meali:

Ve dağlar bir yürüyüşle yürür.

11Tûr : 11

فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ

Tevhid Meali:

O gün, yalanlayanların vay hâline!

12Tûr : 12

اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي خَوْضٍ يَلْعَبُونَۢ

Tevhid Meali:

Onlar ki (Resûl’ü yalanlama ve alaya almaya) dalıp oyalanmaktalardır.

13Tûr : 13

يَوْمَ يُدَعُّونَ اِلٰى نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّاۜ

Tevhid Meali:

Ateşe şiddetle sürüklendikleri o gün,

14Tûr : 14

هٰذِهِ النَّارُ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ

Tevhid Meali:

(Onlara denir ki:) “İşte bu, yalanladığınız ateştir.”

15Tûr : 15

اَفَسِحْرٌ هٰذَٓا اَمْ اَنْتُمْ لَا تُبْصِرُونَ

Tevhid Meali:

“Bu da büyü olabilir mi? Yoksa siz mi görmüyorsunuz?”

16Tûr : 16

اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُٓوا اَوْ لَا تَصْبِرُواۚ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Tevhid Meali:

“Oraya girin. İster (azaba) sabredip dayanın ister dayanmayın, sizin için birdir. Ancak yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.”

17Tûr : 17

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَع۪يمٍۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki muttakiler, cennetlerde ve nimetler içerisindelerdir.

18Tûr : 18

فَاكِه۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۚ وَوَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ

Tevhid Meali:

Rabblerinin kendilerine verdiği (nimetlerden dolayı) mutludurlar. Rabbleri onları cehennem azabından korumuştur.

19Tûr : 19

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ

Tevhid Meali:

“Amellerinize karşılık, afiyetle yiyip için.”

20Tûr : 20

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ

Tevhid Meali:

Sıra sıra dizilmiş sedirler üzerine yaslanmışlardır. Hem, onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

21Tûr : 21

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ

Tevhid Meali:

İman edip zürriyetleri imanla kendilerine tabi olanların, zürriyetlerini de onlara kattık ve onların amelinden hiçbir şey eksiltmedik. Her kişi, kazandığı (ameller) karşılığında rehindir. (Yaptığı ameller, onun akıbetini belirleyecektir.)

22Tûr : 22

وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ

Tevhid Meali:

Onlara canlarının istediği meyvelerden ve etten bolca verdik.

23Tûr : 23

يَتَنَازَعُونَ ف۪يهَا كَأْسًا لَا لَغْوٌ ف۪يهَا وَلَا تَأْث۪يمٌ

Tevhid Meali:

Orada kadehleri elden ele dolaştırırlar. (Kadehlerdeki şaraptan dolayı) ne boş söz söylerler ne de günaha girecek bir iş yaparlar.

24Tûr : 24

وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ

Tevhid Meali:

Kendilerine ait olan hizmetkârlar etraflarında dolanır. Onlar âdeta sedefte saklı inci gibilerdir.

25Tûr : 25

وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ

Tevhid Meali:

Birbirlerine yönelerek sorarlar.

26Tûr : 26

قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ ف۪ٓي اَهْلِنَا مُشْفِق۪ينَ

Tevhid Meali:

Derler ki: “Biz daha önce ailemizin arasında (azaptan) korkardık.”

27Tûr : 27

فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ

Tevhid Meali:

“Allah bize lütfetti de yakıp kavuran cehennem azabından bizi korudu.”

28Tûr : 28

اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟

Tevhid Meali:

“Şüphesiz ki biz, bundan önce O’na dua ederdik. Doğrusu O, (çokça iyilik yapan) El-Berr ve (kullarına karşı merhametli olan) Er-Rahîm’dir.”

29Tûr : 29

فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ

Tevhid Meali:

Öyleyse hatırlat/öğüt ver. Sen, Rabbinin nimetiyle ne kâhinsin ne de mecnun.

30Tûr : 30

اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِه۪ رَيْبَ الْمَنُونِ

Tevhid Meali:

Yoksa onlar, “Bu bir şairdir. Biz, onun başına felaketler gelmesini (ve ondan kurtulmayı) gözlüyoruz.” mu diyorlar?

31Tûr : 31

قُلْ تَرَبَّصُوا فَاِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُتَرَبِّص۪ينَۜ

Tevhid Meali:

De ki: “Gözetleyin (bakalım). Hiç şüphesiz, ben de sizinle beraber gözetlemedeyim.”

32Tûr : 32

اَمْ تَأْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَٓا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَۚ

Tevhid Meali:

Onlara bu (düşünceleri) akılları mı emrediyor yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?

33Tûr : 33

اَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۚ بَلْ لَا يُؤْمِنُونَۚ

Tevhid Meali:

Yoksa, “Onu uydurdu.” mu diyorlar? (Hayır, öyle değil!) Bilakis onlar, iman etmezler.

34Tûr : 34

فَلْيَأْتُوا بِحَد۪يثٍ مِثْلِه۪ٓ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَۜ

Tevhid Meali:

Şayet doğru söylüyorlarsa (onlar da uydurup) benzer bir söz getirsinler (bakalım).

35Tûr : 35

اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَۜ

Tevhid Meali:

Yoksa onlar, (yaratıcısız mı) yaratıldılar? Yoksa yaratıcı onlar mı?

36Tûr : 36

اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَۜ

Tevhid Meali:

Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Bilakis, yakinen inanmazlar.

37Tûr : 37

اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَبِّكَ اَمْ هُمُ الْمُصَيْطِرُونَۜ

Tevhid Meali:

Yoksa Rabbinin hazineleri, onların yanında mıdır? Yoksa her şeyi kontrol altına alan hâkim güç onlar mı?

38Tûr : 38

اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ ف۪يهِۚ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۜ

Tevhid Meali:

Yoksa onların bir merdiveni var da (onunla Mele-i A’lâ’ya uzanıp) dinleme mi yapıyorlar? (Madem öyle) dinleyicileri apaçık bir delil getirsin (bakalım).

39Tûr : 39

اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَكُمُ الْبَنُونَۜ

Tevhid Meali:

Yoksa, kız çocuklar O’nun, erkekler sizin mi?

40Tûr : 40

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۜ

Tevhid Meali:

Yoksa sen, onlardan ücret istiyorsun da bu borçtan dolayı mı ağır bir yük altına girmişler? (Ücret korkusuyla mı İslam’a girmiyorlar?)

41Tûr : 41

اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَۜ

Tevhid Meali:

Yoksa gayb bilgisi onların yanında mıdır? (Seni yeneceklerine dair senaryolar) yazıyorlar.

42Tûr : 42

اَمْ يُر۪يدُونَ كَيْدًاۜ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا هُمُ الْمَك۪يدُونَۜ

Tevhid Meali:

Yoksa tuzak mı kurmak istiyorlar? Fakat asıl tuzağa düşenler kâfirlerdir.

43Tûr : 43

اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Tevhid Meali:

Yoksa onların, Allah’ın dışında bir ilahları mı vardır? Allah, onların şirk koştuklarından münezzehtir.

44Tûr : 44

وَاِنْ يَرَوْا كِسْفًا مِنَ السَّمَٓاءِ سَاقِطًا يَقُولُوا سَحَابٌ مَرْكُومٌ

Tevhid Meali:

Şayet (mucize olarak gökten) bir parça düşse (yine de inanmaz, inatla) “üst üste binmiş buluttur” derler.

45Tûr : 45

فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ

Tevhid Meali:

(Madem inanmıyorlar, öyleyse) çarpılıp düşecekleri günle karşılaşıncaya kadar, onları kendi hâllerine bırak.

46Tûr : 46

يَوْمَ لَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۜ

Tevhid Meali:

Kurdukları tuzak, o gün onlara hiçbir fayda sağlamayacak ve yardım da olunmayacaklar.

47Tûr : 47

وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki zalimler için, bundan önce de bir azap vardır. Fakat onların çoğu bilmezler.

48Tûr : 48

وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ

Tevhid Meali:

Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen, bizim gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman, Rabbini hamd ile tesbih et.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

49Tûr : 49

وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاِدْبَارَ النُّجُومِ

Tevhid Meali:

Gecenin bir bölümünde ve yıldızların batışından sonra da O’nu tesbih et.

📖
Tûr Suresi
Mishary Alafasy
🏠Ana Sayfa⚖️Ahkâm📜Sünnet📖Kur'an👑Mezhepler🔍Arama