بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ
İslam Aile Hukuku Külliyatı
Nikâh, Mehir, Nafaka & Talâk Ahkâmı
« وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِّتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ »
“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranızda sevgi (meveddet) ve merhamet koyması da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.”
(Rûm Suresi, 21. Âyet)
Kur'ân-ı Kerîm, Sahih Sünnet ve Dört Hak Mezhep (Hanefî, Mâlikî, Şâfiî, Hanbelî) fukahasının icmâ ve ictihadları çerçevesinde nikah akdi, mehir hakları, nafaka yükümlülüğü, sünnî talak ve iddet hükümleri.
Hıtbe (Nişanlanma ve Şer'i Sınırlar)
Evlilik vaadidir; akit niteliğinde değildir. Taraflar nikah kıyılana kadar dinen birbirine tam namahremdir.
وَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُم بِهِ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَاءِ
“Kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı biçimde çıtlatmanızda veya içinizde gizli tutmanızda size bir günah yoktur.”
Nikâh Akdinin Rükünleri ve Şahitlik
Nikahın sıhhati icap, kabul, iki adil şahit ve cumhura göre veli iznine bağlıdır. Gizli nikah bâtıldır.
لاَ نِكَاحَ إِلاَّ بِوَلِيٍّ وَشَاهِدَيْ عَدْلٍ
“Veli ve iki adil şahit olmaksızın kıyılan nikâh sahih olmaz.”
Mehir Ahkâmı (Müsemmâ, Misl, Muaccel, Müeccel)
Mehir kadının bizzat mülkiyetine geçen şer'i haktır; babaya veya damada ait değildir.
وَآتُوا النِّسَاءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً
“Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla (bir hak olarak) verin.”
Eşlerin Karşılıklı Hakları ve Hüsn-i Muâşeret
Karı ve koca arasında şefkat, meveddet, adalet ve hürmet esastır. Fiziksel veya psikolojik şiddet haramdır.
وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ
“Onlarla (kadınlarınızla) güzellikle, hakkaniyete uygun şekilde iyi geçinin.”
Nafaka Hukuku (Mesken, İaşe, Kisve)
Kadın zengin olsa dahi ailenin geçimi, gıdası, giyimi ve bağımsız meskeni tamamen kocanın zimmetindedir.
لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِّن سَعَتِهِ ۖ وَمَن قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنفِقْ مِمَّا آتَاهُ اللَّهُ
“Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı daralmış olan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin.”
Talâkın Rükünleri, Sarih ve Kinayeli Lafızlar
Boşanma en son çaredir. Boşamada kullanılan sarîh sözler niyete bakılmaksızın talak doğurur; kinayelilerde niyet şarttır.
أَبْغَضُ الْحَلاَلِ إِلَى اللَّهِ الطَّلاَقُ
“Allah katında helallerin en sevimsiz olanı boşanmadır.”
Hul' (Muhâla'a - Bedel Karşılığı Kadının Boşanması)
Kadının kocasından memnuniyetsizlik halinde mehri veya bir malı iade ederek boşanmayı talep etmesidir.
فَإِنْ خِفْتُمْ أَلاَّ يُقِيمَا حُدُودَ اللَّهِ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِمَا فِيمَا افْتَدَتْ بِهِ
“Eğer onların Allah'ın sınırlarını koruyamayacaklarından korkarsanız, kadının (kurtulmak için) verdiği fidyede her ikisine de günah yoktur.”
Kazâî Boşanma ve Tefrîk Sebepleri
Kocanın terk etmesi, nafaka vermemesi, iktidarsızlık veya şiddetli geçimsizlik durumunda hâkim kararıyla boşanmadır.
وَإِنْ خِفْتُمْ شِقَاقَ بَيْنِهِمَا فَابْعَثُوا حَكَمًا مِّنْ أَهْلِهِ وَحَكَمًا مِّنْ أَهْلِهَا
“Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin.”
İddet Hükümleri ve Çeşitleri
Evliliğin boşanma veya ölümle sona ermesi halinde kadının beklemesi farz olan süredir. Bu sürede evlilik haramdır.
وَالَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَاجًا يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا
“İçinizden ölüp de arkalarında eşler bırakanların hanımları, kendi başlarına dört ay on gün beklerler.”
Hıdâne (Küçük Çocuğun Bakımı ve Velayeti)
Boşanma sonrası küçük çocuğun anne şefkati ve terbiyesine bırakılmasıdır; nafaka ve velayet ise babaya aittir.
أَنْتِ أَحَقُّ بِهِ مَا لَمْ تَنْكِحِي
“Resûlullah (s.a.v.) boşanmış anneye: 'Başka biriyle evlenmediğin sürece çocuk üzerinde sen daha çok hak sahibisin' buyurdu.”
Muharremât (Evlenilmesi Haram Olanlar)
Nesep, süt hısımlığı ve evlilik (sıhriyet) sebebiyle ebediyen veya geçici olarak nikahlanması haram olan kimselerdir.
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَاتُكُمْ وَعَمَّاتُكُمْ وَخَالاَتُكُمْ
“Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz... size haram kılındı.”
Radâ' (Süt Hısımlığı ve Süt Anneliği Fıkhı)
İlk iki yaş içinde bir kadının sütünü emen çocuk, o kadının öz evladı gibi olur ve neseple haram olan her şey sütle de haram olur.
يَحْرُمُ مِنَ الرَّضَاعِ مَا يَحْرُمُ مِنَ النَّسَبِ
“Resûlullah (s.a.v.): 'Nesep yoluyla haram olanlar, süt yoluyla da haram olur' buyurmuştur.”