۞ Ahkâmü'l-Kard ve'l-'Âriyeh ۞
۞

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ

Karz-ı Hasen & Âriyet
Faizsiz Borç, Kullanım Ödüncü ve Mühlet Fıkhı

﴿ مَّن ذَا الَّذِي يُقْرِضُ اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ أَضْعَافًا كَثِيرَةً ﴾

“Kim Allah'a güzel bir borç (karz-ı hasen) verirse, Allah da bunu ona kat kat fazlasıyla öder.”

(Bakara Suresi, 245. Ayet)

İslam borç ve infak ahlakı: Faizsiz borç vermenin (Karz-ı Hasen) sadakadan üstün fazileti, eşyayı karşılıksız kullandırma (Âriyet) fıkhı, darda kalan borçluya mühlet tanıma farziyeti ve menfaat faizi yasağı.

Karz-ı Hasen (Faizsiz Borç)الْقَرْضُ الْحَسَنُ وَفَضْلُهُ عَلَى الصَّدَقَةِ

Karz-ı Hasen: Allah Rızası İçin Faizsiz Borç Verme

⚖️ Şer'i Kural:Darda kalan bir müminin ihtiyacını gidermek üzere hiçbir fazlalık ve menfaat beklemeksizin verilen borçtur. Verilen mislî malın (para, altın, buğday) aynısı veya misli vadesinde geri alınır.

📖 Nass: Bakara 245: 'Kim Allah'a güzel bir borç (karz-ı hasen) verirse, Allah da bunu ona kat kat fazlasıyla öder.' İbn Mâce (Sahih): 'Mirac gecesinde cennetin kapısında sadakanın 10 misliyle, karzın ise 18 misliyle mükafatlandırılacağını yazılı gördüm.'

Sadaka zengin-fakir ayırt etmeden talep edilse de borç ancak gerçekten darda kalan kimse tarafından istendiği için fazileti katbekat büyüktür.

Müstehab ve Fazileti Sadakadan Üstündür
Âriyet / İâre (Kullanım Ödüncü)عَقْدُ الْعَارِيَةِ وَحِفْظُ الْمَالِ الْمُعَارِ

Âriyet (İâre): Eşyayı Karşılıksız Kullanımına Verme

⚖️ Şer'i Kural:Bir malın mülkiyetini değil, menfaatini ve kullanımını (ör. araba, alet, kitap, ev eşyası) karşılıksız ve geçici olarak başkasına tahsis etmektir. Âriyet alan kimsenin elinde mal emanettir; kusuru ve teaddisi olmaksızın telef olursa tazmin gerekmez (Hanefi'de).

📖 Nass: Mâûn 7: 'Onlar en ufak bir yardımı (âriyeti/ödünç eşyayı) bile men ederler.' Ebû Dâvûd ve Tirmizî (Sahih): 'Âriyet geri verilmesi vacip olan bir emanettir.'

Âriyet alan kimse eşyayı sadece izin verilen meşru dairede kullanabilir; başkasına kiraya veremez veya hibe edemez.

Müstehabtır / Emanet Hükmündedir
Borçta Vade ve Mühlet Tanımaإِنْظَارُ الْمُعْسِرِ وَإِسْقَاطُ الدَّيْنِ

Borçluya Mühlet Tanıma ve Borcu Düşürmenin Fazileti

⚖️ Şer'i Kural:Borcunu ödeyemeyecek derecede darlıkta ve acziyette olan bir borçluya genişlik zamanına kadar mühlet tanımak Kur'an nassıyla farzdır. Borcun tamamını veya bir kısmını sadaka olarak bağışlamak ise en büyük takvadır.

📖 Nass: Bakara 280: 'Eğer borçlu darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet tanıyın. Sadaka olarak bağışlamanız ise, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.' Sahih Müslim 3006: 'Kim darda kalan bir borçluya mühlet tanırsa veya borcunu bağışlarsa, Allah onu hiçbir gölgenin olmadığı günde Arş'ının gölgesinde gölgelendirir.'

İslam hukukunda borcunu ödeyemeyen müflis borçlu hapsedilmez; ancak ödeme gücü varken borcunu geciktiren kimse (mâtıl) cezalandırılır.

Darda Olan Borçluya Mühlet Farzdır
Menfaat Şartı ve Faiz Yasağıكُلُّ قَرْضٍ جَرَّ مَنْفَعَةً فَهُوَ رِبًا

Menfaat Şartı Koşulan Borcun Ribâ (Faiz) Olması

⚖️ Şer'i Kural:Borç verenin, borçludan borç karşılığında herhangi bir maddi menfaat (ör. para fazlalığı, hediye, evinde bedava kalma, işini bedava gördürme) şart koşması icmâ ile haramdır ve faizdir.

📖 Nass: İcma ve Hadis Kaidesi: Resûlullah (s.a.v.) borç mukabilinde şart koşulan her türlü menfaati yasaklamıştır (İbn Ebî Şeybe, Beyhakî).

Şart koşulmaksızın borçlunun borcunu öderken kendi gönül rızasıyla daha kaliteli mal vermesi veya hediye takdim etmesi ise sünnettir: 'Sizin en hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyeninizdir' (Buhârî 2305).

Kat'î Olarak Haramdır / Ribâdır
🏠Ana Sayfa⚖️Ahkâm📜Sünnet📖Kur'an👑Mezhepler🔍Arama