بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ
İslam Vakıf Hukuku &
Ebedî İntifa Ahkâmı
« حَبِّسِ الأَصْلَ وَسَبِّلِ الثَّمَرَةَ »
“Aslını ebediyen mülkiyetten çıkarıp hapset, gelirini ve semeresini Allah yolunda vakfet.”
(Peygamberimiz'in Hz. Ömer'e buyruğu — Buhârî, Şürût 19)
İslam medeniyetinin temel taşı olan vakıf müessesesi; mülkiyetin devredilemezliği, “Vâkıfın şartı Şâriin nassı gibidir” kaidesi, istibdal ve mütevelli heyeti mesuliyetleriyle şer'i teminat altındadır.
Vakfın Mahiyeti ve Ebedî Dokunulmazlığı
Hz. Ömer'in Hayber'deki arazisini vakfederken Peygamberimiz'in (s.a.v.) buyurduğu: 'Aslını hapset, semeresini (gelirini) Allah yolunda infak et' (Buhârî, Şürût 19) hadisi vakfın temelidir.
Vâkıfın Şartı Şâriin Nassı Gibidir Kaidesi
Vâkıfın gelirlerin kime, nasıl ve hangi şartlarla harcanacağına dair şartları, şeriata aykırı olmadığı sürece nass gibi bağlayıcıdır.
İstibdâl (Vakıf Malının Değiştirilmesi) Fıkhı
Ebû Yûsuf ve Hanefi fıkhına göre vakfın gayesi tamamen yok olmasın diye kâdî izniyle denk veya daha karlı bir akar ile trampa yapılabilir.
Mütevellinin Vazifeleri ve Şer'i Mesuliyeti
Mütevelli vakıf mallarını korumak, gelirleri şartlarına göre hak sahiplerine dağıtmak ve şer'i mahkemeye hesap vermekle yükümlüdür.