۞ Kelâmullâh • Mekke Dönemi • 44 Ayet ۞
۞

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ

⚖️ Mukayeseli Mealler & 11 Hafız Tilaveti

Me'âric Suresi (44 Ayet)

7 Büyük Ehl-i Sünnet Mütercimi • 11 Büyük Kâri • Ayet Ayet Takip & Dinleme

🎙️ Hafız (Kâri):
🔍
Ayete Git:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1Me'âric : 1

سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ

Tevhid Meali:

İsteyen biri, gerçekleşecek azabı istedi.

2Me'âric : 2

لِلْكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ

Tevhid Meali:

Kâfirler için olan o (azabı), savacak kimse yoktur.

3Me'âric : 3

مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ

Tevhid Meali:

O (azap), göklerin sahibi Allah’tandır.

4Me'âric : 4

تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ

Tevhid Meali:

Melekler ve Ruh, süresi elli bin yıl olan bir günde (Allah’a) çıkar/yükselir.

5Me'âric : 5

فَاصْبِرْ صَبْرًا جَم۪يلًا

Tevhid Meali:

(Öyleyse) güzel bir sabırla sabret!

6Me'âric : 6

اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَع۪يدًاۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki onlar, onu (azabı) uzak görüyorlar.

7Me'âric : 7

وَنَرٰيهُ قَر۪يبًاۜ

Tevhid Meali:

Biz ise yakın görüyoruz.

8Me'âric : 8

يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ

Tevhid Meali:

Gökyüzünün erimiş maden gibi olacağı gün,

9Me'âric : 9

وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ

Tevhid Meali:

Dağlar (etrafa saçılmış) rengârenk yün gibi olur.

10Me'âric : 10

وَلَا يَسْـَٔلُ حَم۪يمٌ حَم۪يمًاۚ

Tevhid Meali:

(O gün) yakın dost, dostunu sormaz.

11Me'âric : 11

يُبَصَّرُونَهُمْۜ يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَد۪ي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَن۪يهِۙ

Tevhid Meali:

(Birbirlerine) gösterilirler. Mücrim kimse, o günün azabından kurtulmak için oğullarını fidye olarak vermek ister.

12Me'âric : 12

وَصَاحِبَتِه۪ وَاَخ۪يهِۙ

Tevhid Meali:

Hanımını ve kardeşini,

13Me'âric : 13

وَفَص۪يلَتِهِ الَّت۪ي تُـْٔو۪يهِۙ

Tevhid Meali:

Onu barındıran hısım akrabayı,

14Me'âric : 14

وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ ثُمَّ يُنْج۪يهِۙ

Tevhid Meali:

Yeryüzünde olanların tamamını… Sonra da (bu verdikleri) onu kurtarsın (ister).

15Me'âric : 15

كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ

Tevhid Meali:

Asla! Çünkü o, çılgınca yanan ve alevleri şiddetli cehennemdir.

16Me'âric : 16

نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ

Tevhid Meali:

Kafa derisini soyup çıkarandır.

17Me'âric : 17

تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ

Tevhid Meali:

(İman ve salih amelden) yüz çeviren ve arkasını döneni çağırır.

18Me'âric : 18

وَجَمَعَ فَاَوْعٰى

Tevhid Meali:

(Mal) toplayıp onu bir kapta/kesede/kasada/banka hesabında (biriktireni).

19Me'âric : 19

اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعًاۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki insan, helu’ (sabırsız/aceleci, bencil) olarak yaratılmıştır.

20Me'âric : 20

اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًاۙ

Tevhid Meali:

Ona bir şer dokundu mu (sabredip ecrini Allah’tan beklemez), vaveylayı koparır.

21Me'âric : 21

وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعًاۙ

Tevhid Meali:

Ona bir hayır dokundu mu cimrilik edip (başkalarıyla paylaşmaz)

22Me'âric : 22

اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Ancak namaz kılanlar hariç.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

23Me'âric : 23

اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ

Tevhid Meali:

Onlar ki namazlarında süreklilerdir.

24Me'âric : 24

وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ

Tevhid Meali:

Onların mallarında belli bir hak vardır.

25Me'âric : 25

لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ

Tevhid Meali:

Dilenen ve mahrum olan (fakir) için.

26Me'âric : 26

وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ

Tevhid Meali:

Onlar Din Günü’nü/ahireti tasdik ederler.

27Me'âric : 27

وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ

Tevhid Meali:

Onlar Rabblerinin azabından dolayı korku içindelerdir.

28Me'âric : 28

اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍۚ

Tevhid Meali:

Çünkü Rabblerinin azabından güven içinde olunmaz.

29Me'âric : 29

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ

Tevhid Meali:

Onlar iffetlerini korurlar.

30Me'âric : 30

اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ

Tevhid Meali:

Eşleri veya cariyeleri müstesna. Onlarla (beraber) olmaları nedeniyle kınanmazlar.

31Me'âric : 31

فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ

Tevhid Meali:

Kim de bundan ötesini arar (eşi ve cariyesi dışındakilerle beraber olmaya yeltenirse), işte böyleleri haddi aşanlardır.

32Me'âric : 32

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۖ

Tevhid Meali:

Onlar (gerek Rabbleriyle kendi aralarında gerek insanlarla aralarında var olan) emanetlerini ve sözlerini gözetirler.

33Me'âric : 33

وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ

Tevhid Meali:

Onlar şahitliklerini dosdoğru yerine getirirler.

34Me'âric : 34

وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ

Tevhid Meali:

Onlar (vakitlerine, şart ve rükunlarına, huşu ve sünnetlerine dikkat ederek) namazlarını korurlar.

35Me'âric : 35

اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟

Tevhid Meali:

İşte bunlar cennetlerde ağırlanmış olanlardır.

36Me'âric : 36

فَمَا لِ‌الَّذ۪ينَ كَفَرُوا قِبَلَكَ مُهْطِع۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Ne oluyor o kâfirlere ki sana (düşmanca) yöneliyorlar/dik dik bakıyorlar?

37Me'âric : 37

عَنِ الْيَم۪ينِۙ وَعَنِ الشِّمَالِ عِز۪ينَ

Tevhid Meali:

Sağdan ve soldan topluluklar hâlinde.

38Me'âric : 38

اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ

Tevhid Meali:

Yoksa onlardan her biri, Naîm Cenneti’ne girmeyi mi umuyor?

39Me'âric : 39

كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ

Tevhid Meali:

Asla! Şüphesiz ki biz, onları bildikleri şeyden yarattık. (Herkes aynı şeyden yaratılmıştır. Kimsenin kimseye yaratılış itibarıyla üstünlüğü yoktur. İman etmedikleri hâlde, nasıl olur da kendilerini müminlerden üstün görürler?)

40Me'âric : 40

فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ

Tevhid Meali:

Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki hiç şüphesiz biz, güç yetirenleriz.

41Me'âric : 41

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْرًا مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ

Tevhid Meali:

Onlardan daha hayırlılarını onların yerine getirip değiştirmeye… Hem bizim önümüze geçip (bunu yapmamıza engel de olamazlar).

42Me'âric : 42

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ

Tevhid Meali:

Kendisiyle tehdit edildikleri günle karşılaşıncaya kadar, bırak onları (batıla) dalıp eğlensin (oyalansınlar).

43Me'âric : 43

يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ سِرَاعًا كَاَنَّهُمْ اِلٰى نُصُبٍ يُوفِضُونَۙ

Tevhid Meali:

Kabirlerinden (yarışırcasına) süratle çıktıkları o gün, âdeta dikili bir puta/hedefe yönelmiş gibilerdir.

44Me'âric : 44

خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ

Tevhid Meali:

Gözleri korkudan baygın, yüzlerini de zillet bürümüştür. İşte bu, onlara vadedilen (Kıyamet) Günü’dür.

📖
Me'âric Suresi
Mishary Alafasy
🏠Ana Sayfa⚖️Ahkâm📜Sünnet📖Kur'an👑Mezhepler🔍Arama