۞ Kelâmullâh • Mekke Dönemi • 52 Ayet ۞
۞

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ

⚖️ Mukayeseli Mealler & 11 Hafız Tilaveti

Kalem Suresi (52 Ayet)

7 Büyük Ehl-i Sünnet Mütercimi • 11 Büyük Kâri • Ayet Ayet Takip & Dinleme

🎙️ Hafız (Kâri):
🔍
Ayete Git:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1Kalem : 1

نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ

Tevhid Meali:

Nûn. Kaleme ve yazdıklarına andolsun ki

2Kalem : 2

مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ

Tevhid Meali:

Sen, Rabbinin nimeti sayesinde asla deli/cinlenmiş değilsin.

3Kalem : 3

وَاِنَّ لَكَ لَاَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۚ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki (onların bu eziyetlerine sabretmen karşılığında) senin için kesintisiz bir ecir vardır.

4Kalem : 4

وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ

Tevhid Meali:

Ve hiç kuşkusuz, sen büyük bir ahlak üzeresin.

5Kalem : 5

فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ

Tevhid Meali:

Sen de göreceksin, onlar da görecekler.

6Kalem : 6

بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ

Tevhid Meali:

Hanginizin fitneye uğramış (bir sapık) olduğunu.

7Kalem : 7

اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları da hidayet üzere olanları da en iyi bilendir.

8Kalem : 8

فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّب۪ينَ

Tevhid Meali:

(Öyleyse) yalanlayanlara itaat etme.

9Kalem : 9

وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ

Tevhid Meali:

Onlar, senin kendileriyle uyum içinde olup (sapkınlıklarına karşı yumuşamanı) istediler. (Buna karşılık) onlar da uyum gösterip (sana karşı yumuşayacaklardı).

10Kalem : 10

وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَه۪ينٍۙ

Tevhid Meali:

Çokça yemin eden değersiz kimseye itaat etme.

11Kalem : 11

هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ

Tevhid Meali:

Sürekli ayıplayıp (gıybet yapan) ve (insanların) sözlerini taşıyan,

12Kalem : 12

مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ

Tevhid Meali:

Hayra engel olan, haddi aşan, çok günah işleyen,

13Kalem : 13

عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍۙ

Tevhid Meali:

Kaba saba/Zorba sonra da nesebi belli olmayan,

14Kalem : 14

اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَن۪ينَۜ

Tevhid Meali:

Mal ve çocuk sahibi olmuş diye,

15Kalem : 15

اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ

Tevhid Meali:

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, “evvelkilerin masalları” diyen.

16Kalem : 16

سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ

Tevhid Meali:

Onu burnundan damgalayacağız.

17Kalem : 17

اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki bahçe sahiplerini denediğimiz gibi bunları da (Mekkelileri de) denedik. Hani onlar, sabah vakti (meyveleri) devşireceklerine dair yemin etmişlerdi.

18Kalem : 18

وَلَا يَسْتَثْنُونَ

Tevhid Meali:

“İnşallah” demiyor (yoksulların hakkını ayıracaklarına dair istisnada bulunmuyor)lardı.

19Kalem : 19

فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ

Tevhid Meali:

Onlar uyurken, Rabbinden bir afet (bahçelerini) kuşattı.

20Kalem : 20

فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ

Tevhid Meali:

(Bahçe) gecenin karanlığı gibi kapkara kesiliverdi.

21Kalem : 21

فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Sabah vakti birbirlerine seslendiler.

22Kalem : 22

اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ

Tevhid Meali:

“Şayet ürünleri toplamaya (kesin niyetliyseniz), erkenden yola koyulun.”

23Kalem : 23

فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ

Tevhid Meali:

Aralarında sessizce konuşarak çıktılar.

24Kalem : 24

اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ

Tevhid Meali:

“Bugün yanınıza sakın bir yoksul girmesin!”

25Kalem : 25

وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ

Tevhid Meali:

Yoksulları engellemeye güç yetirecek(mişler) gibi erkenden yola çıktılar.

26Kalem : 26

فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ

Tevhid Meali:

Onu (yanmış ve kapkara kesilmiş) görünce, “Hiç şüphesiz yolu şaşırdık.” dediler.

27Kalem : 27

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

Tevhid Meali:

“(Hayır!) İşin aslı biz mahrum bırakıldık.”

28Kalem : 28

قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

Tevhid Meali:

Ortancaları, “Ben, ‘Allah’ı tesbih etmeniz gerekir.’ dememiş miydim?” dedi.

29Kalem : 29

قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

Tevhid Meali:

Dediler ki: “Rabbimiz! Sen tüm eksikliklerden münezzehsin. Doğrusu biz, zalimleriz.”

30Kalem : 30

فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ

Tevhid Meali:

Birbirlerine dönüp karşılıklı kınamaya başladılar.

31Kalem : 31

قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغ۪ينَ

Tevhid Meali:

Dediler ki: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgınmışız.”

32Kalem : 32

عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ

Tevhid Meali:

“Umulur ki Rabbimiz, onun yerine daha hayırlısını verir bize. Şüphesiz ki biz, Rabbimize rağbet edenleriz.”

33Kalem : 33

كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟

Tevhid Meali:

İşte azap böyledir. Ahiret azabıysa elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi.

34Kalem : 34

اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ

Tevhid Meali:

Hiç kuşkusuz, muttakiler için Rabbleri katında Naîm Cennetleri vardır.

35Kalem : 35

اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ

Tevhid Meali:

(Allah’a) teslim olmuş olanları suçlu günahkârlar gibi kılar mıyız hiç?

36Kalem : 36

مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ

Tevhid Meali:

Ne oluyor size, nasıl hüküm veriyorsunuz?

37Kalem : 37

اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ ف۪يهِ تَدْرُسُونَۙ

Tevhid Meali:

Yoksa bir kitabınız var da (bu bilgilerinizi) oradan mı okuyorsunuz?

38Kalem : 38

اِنَّ لَكُمْ ف۪يهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ

Tevhid Meali:

“Beğendiğiniz her şey sizindir.” (diye mi yazıyor o kitapta?)

39Kalem : 39

اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ

Tevhid Meali:

Yoksa, “Ne hüküm verirseniz o sizin olacak.” diye, kıyamete kadar, bizim üzerimizde, sizin için edilmiş yeminler mi vardır?

40Kalem : 40

سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَع۪يمٌۚۛ

Tevhid Meali:

Sor (bakalım) onlara, (bu iddialarına) hangisi kefilmiş?

41Kalem : 41

اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَأْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَ

Tevhid Meali:

Yoksa (bu iddiaları gerçekleştirecek) ortakları mı varmış? Şayet doğru söylüyorlarsa ortaklarını getirsinler (bakalım).

42Kalem : 42

يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَۙ

Tevhid Meali:

Baldırın açılacağı o günde secdeye çağrılırlar, (fakat secde etmeye) güç yetiremezler.

43Kalem : 43

خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ

Tevhid Meali:

Gözleri (korkudan) baygın (bir hâldedir). Onları zillet bürür. (Oysa) onlar sıhhatli iken secdeye çağrılırlardı.

44Kalem : 44

فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ

Tevhid Meali:

Sen, beni ve bu sözü yalanlayanı baş başa bırak. Biz onları hiç bilmedikleri yerden, adım adım (azaba) yaklaştıracağız.

45Kalem : 45

وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ

Tevhid Meali:

Onlara mühlet veririm. Şüphesiz ki benim tuzağım, pek sağlamdır.

46Kalem : 46

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ

Tevhid Meali:

Yoksa sen onlardan ücret istiyorsun da bu borçtan dolayı mı ağır bir yük altına girmişler? (Ücret korkusuyla mı İslam’a girmiyorlar?)

47Kalem : 47

اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ

Tevhid Meali:

Yoksa gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

48Kalem : 48

فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ

Tevhid Meali:

Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi (Yûnus Peygamber) gibi olma! Hani dert ve sıkıntıyla (Rabbine) dua etmişti.

49Kalem : 49

لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ

Tevhid Meali:

Şayet Rabbinden bir nimet ona ulaşmış olmasaydı, kınanmış bir hâlde boşluğa atılacaktı.

50Kalem : 50

فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ

Tevhid Meali:

Rabbi onu seçti ve salihlerden kıldı.

51Kalem : 51

وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ

Tevhid Meali:

O kâfirler zikri/Kur’ân’ı işittiklerinde, neredeyse gözleriyle ayaklarını kaydırıp (seni devireceklerdi). Ve derler ki: “Şüphesiz ki o, bir delidir.”

52Kalem : 52

وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ

Tevhid Meali:

Oysa o, yalnızca âlemlere bir öğüttür/hatırlatmadır.

📖
Kalem Suresi
Mishary Alafasy
🏠Ana Sayfa⚖️Ahkâm📜Sünnet📖Kur'an👑Mezhepler🔍Arama