۞ Kelâmullâh • Mekke Dönemi • 99 Ayet ۞
۞

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ

⚖️ Mukayeseli Mealler & 11 Hafız Tilaveti

Hicr Suresi (99 Ayet)

7 Büyük Ehl-i Sünnet Mütercimi • 11 Büyük Kâri • Ayet Ayet Takip & Dinleme

🎙️ Hafız (Kâri):
🔍
Ayete Git:

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1Hicr : 1

الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍ

Tevhid Meali:

Elif, Lâm, Râ. Bu, Kitab’ın ve apaçık/açıklayıcı olan Kur’ân’ın ayetleridir.

2Hicr : 2

رُبَمَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِم۪ينَ

Tevhid Meali:

Öyle bir zaman olur ki o kâfirler, Müslim/şirki terk ederek tevhidle Allah’a yönelen bir kul olmayı temenni ederler.

3Hicr : 3

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Tevhid Meali:

Onları (kendi hâllerine) terk et! Yesinler, keyif sürsünler, boş hayalleri onları oyalayadursun. (Ne de olsa hakikati) pek yakında bilecekler/anlayacaklar.

4Hicr : 4

وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ

Tevhid Meali:

Biz, hiçbir yerleşim yerini, (önceden kararlaştırılmış) bilinen bir yazısı olmadan helak etmedik.

5Hicr : 5

مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ

Tevhid Meali:

Hiçbir ümmet, ne ecelinin önüne geçebilir ne de onun gerisinde kalabilir.

6Hicr : 6

وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ

Tevhid Meali:

Dediler ki: “Ey üzerine zikir/Kitap inen kişi! Şüphesiz ki sen, cinlenmiş bir delisin.”

7Hicr : 7

لَوْ مَا تَأْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ

Tevhid Meali:

“Şayet doğru söylüyorsan bize melekleri getirmen gerekmez miydi?”

8Hicr : 8

مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذًا مُنْظَر۪ينَ

Tevhid Meali:

Biz melekleri ancak hak ile indiririz. (Melekleri indirecek olsak) o zaman hiç bekletilmez (ânında helak edilirlerdi).

9Hicr : 9

اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki zikri/Kur’ân’ı biz indirdik. Onu koruyacak olan da hiç kuşkusuz yine biziz.

10Hicr : 10

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي شِيَعِ الْاَوَّل۪ينَ

Tevhid Meali:

Andolsun ki senden önceki toplumlar içinde de resûller gönderdik.

11Hicr : 11

وَمَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Tevhid Meali:

Onlara hangi resûl gelmişse, mutlaka onunla alay ederlerdi.

12Hicr : 12

كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ

Tevhid Meali:

İşte böyle! Biz (resûlleri inkâr ve onları alaya almayı) suçlu günahkârların kalbine sokarız da,

13Hicr : 13

لَا يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ

Tevhid Meali:

Ona iman etmezler. (Oysa) öncekilerin sünneti geçmiştir. (Öncekilerin başına gelenleri bilmelerine rağmen yine de inanmazlar.)

14Hicr : 14

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَظَلُّوا ف۪يهِ يَعْرُجُونَۙ

Tevhid Meali:

Şayet onlar için gökyüzünde bir kapı açsak onda yükselseler,

15Hicr : 15

لَقَالُٓوا اِنَّمَا سُكِّرَتْ اَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَ۟

Tevhid Meali:

Hiç şüphesiz, “Gözlerimiz perdelendi. (Hayır,) galiba bizler büyülenmiş bir toplumuz.” derler.

16Hicr : 16

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِر۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Andolsun ki gökyüzünde burçlar kıldık ve onu bakıp seyredenler için süsledik.

17Hicr : 17

وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۙ

Tevhid Meali:

Ve onu her taşlanmış/kovulmuş şeytandan koruduk.

18Hicr : 18

اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُب۪ينٌ

Tevhid Meali:

Ancak kulak hırsızlığı yapıp (Mele-i A’lâ’da konuşulanları çalmaya yeltenenler) müstesna. Onun ardına da yakıcı, parlak bir ateş düşer.

19Hicr : 19

وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ

Tevhid Meali:

Yeryüzünü yaydık. Orada (denge sağlaması için dağlardan) kazıklar çaktık ve her şeyden ölçüsü belirlenmiş bitkiler bitirdik.

20Hicr : 20

وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِق۪ينَ

Tevhid Meali:

Ve orada sizin ve rızıklarını temin edemediğiniz (diğer canlılar için) geçim vasıtaları kıldık.

21Hicr : 21

وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُۘ وَمَا نُنَزِّلُهُٓ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ

Tevhid Meali:

Her şeyin asıl hazineleri/kaynakları bizim katımızdadır. Ancak ondan belirli bir miktar indiririz.

22Hicr : 22

وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِن۪ينَ

Tevhid Meali:

Rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik. Gökyüzünden su indirdik ve onunla sizi suladık. Onu depolayıp muhafaza eden siz değilsiniz.

23Hicr : 23

وَاِنَّا لَنَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki biz, (evet, gerçekten) biz diriltir ve öldürürüz. Ve (öldükten sonra geride bırakacaklarınıza) vâris olan da biziz.

24Hicr : 24

وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِم۪ينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِر۪ينَ

Tevhid Meali:

Andolsun ki sizden önce (yaşamış toplumları da) sonra gelecek (olanları da) biz bildik.

25Hicr : 25

وَاِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ۟

Tevhid Meali:

Onları (diriltip) huzurunda toplayacak olan, hiç şüphesiz ki senin Rabbindir. Şüphesiz ki O, (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

26Hicr : 26

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ

Tevhid Meali:

Andolsun ki insanı, kokuşmuş bir balçığın kuruyan çamurundan yarattık.

27Hicr : 27

وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ

Tevhid Meali:

Cinleri de (insanı yaratmadan) önce, (içlere nüfuz eden) zehirli bir ateşten yarattık.

28Hicr : 28

وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ

Tevhid Meali:

Hani Rabbin, meleklere demişti ki: “Şüphesiz ki kokuşmuş balçığın kurumuş çamurundan bir insan yaratacağım.”

29Hicr : 29

فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ

Tevhid Meali:

“Yaratılışını tamamlayıp ruhumdan ona üflediğimde, ona secdeye kapanın.”

30Hicr : 30

فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ

Tevhid Meali:

Meleklerin tamamı secde ettiler.

31Hicr : 31

اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ

Tevhid Meali:

İblis hariç! Secde edenlerle beraber olmayı kabul etmedi.

32Hicr : 32

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ

Tevhid Meali:

(Allah) buyurdu ki: “Ey İblis! Ne oluyor sana? Niçin secde edenlerle beraber olmuyorsun?”

33Hicr : 33

قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ

Tevhid Meali:

Dedi ki: “Kokuşmuş balçığın kurumuş çamurundan yarattığın bir insana secde edecek değilim.”

34Hicr : 34

قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌ

Tevhid Meali:

Buyurdu ki: “Çık oradan! Şüphesiz ki sen, kovulmuş/taşlanmış birisin.”

35Hicr : 35

وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ

Tevhid Meali:

“Din/Kıyamet Günü’ne kadar da lanet senin üzerinedir.”

36Hicr : 36

قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Tevhid Meali:

Dedi ki: “Rabbim! Bana (insanların) diriltileceği güne kadar mühlet ver.”

37Hicr : 37

قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Buyurdu ki: “Sen mühlet verilenlerdensin.”

38Hicr : 38

اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ

Tevhid Meali:

“Zamanı bilinen güne (kıyamete) kadar!”

39Hicr : 39

قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Dedi ki: “Rabbim! Beni saptırmana karşılık, yeryüzünde (sapkınlığı) onlara süsleyecek ve hepsini saptıracağım.”

40Hicr : 40

اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ

Tevhid Meali:

“Senin muhlas/arındırılmış/ihlaslı kılınmış kulların hariç.”

41Hicr : 41

قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَق۪يمٌ

Tevhid Meali:

Bu yolun dosdoğru bir yol olduğu, benim güvencem altındadır.

42Hicr : 42

اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ

Tevhid Meali:

Kuşkusuz, kullarım üzerinde bir otoriten yoktur. (Senin otoriten) ancak sana uyan azgınlar üzerinedir.

43Hicr : 43

وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Kuşkusuz, onların tümünün buluşma yeri cehennemdir.

44Hicr : 44

لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍۜ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ۟

Tevhid Meali:

Onun yedi kapısı vardır. İçlerinden her bir grup bir kapının payı (olarak o kapıdan cehenneme gireceklerdir).

45Hicr : 45

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki muttakiler, cennetlerde ve pınar başlarındalardır.

46Hicr : 46

اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ

Tevhid Meali:

“Oraya esenlik ve güven içerisinde girin.” (buyrulacak.)

47Hicr : 47

وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ

Tevhid Meali:

Göğüslerindeki kin/düşmanlık/öfke (gibi tüm olumsuz duyguları) çıkarmışızdır. Karşılıklı sedirlerde kardeşler olarak (kurulurlar).

48Hicr : 48

لَا يَمَسُّهُمْ ف۪يهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ

Tevhid Meali:

Orada onlara yorgunluk dokunmaz ve asla oradan çıkarılmazlar.

49Hicr : 49

نَبِّئْ عِبَاد۪ٓي اَنّ۪ٓي اَنَا۬ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُۙ

Tevhid Meali:

Kullarıma haber ver. Şüphesiz ki ben, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) El-Ğafûr ve (kullarına karşı merhametli) Er-Rahîm olanın ta kendisiyim.

50Hicr : 50

وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ

Tevhid Meali:

Ve şüphesiz ki benim azabım, can yakıcı azabın ta kendisidir.

51Hicr : 51

وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَۢ

Tevhid Meali:

Onlara İbrâhîm’in misafirlerini de haber ver.

52Hicr : 52

اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ

Tevhid Meali:

Yanına girdikleri zaman, “Selam!” demişlerdi. (İbrâhîm de:) “Biz sizden gerçekten korkuyoruz.” demişti.

53Hicr : 53

قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ

Tevhid Meali:

“Korkma.” demişlerdi. “Biz seni bilgili bir çocukla müjdeliyoruz.”

54Hicr : 54

قَالَ اَبَشَّرْتُمُون۪ي عَلٰٓى اَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

Tevhid Meali:

“Başıma gelen (şu) ihtiyarlığa (rağmen) beni (bir çocukla mı) müjdeliyorsunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz (farkında mısınız)?” demişti.

55Hicr : 55

قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ

Tevhid Meali:

“Seni gerçekle müjdeledik. (Öyleyse) sakın ümitsizlerden olma!” demişlerdi.

56Hicr : 56

قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ

Tevhid Meali:

“Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser ki?” demişti.

57Hicr : 57

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

Tevhid Meali:

“Ey elçiler/melekler! Sizin işiniz (göreviniz) nedir?” demişti.

58Hicr : 58

قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ

Tevhid Meali:

“Şüphesiz ki biz, suçlu günahkâr bir kavme gönderildik.” demişlerdi.

59Hicr : 59

اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ اِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Tevhid Meali:

“Lût ailesi hariç. Elbette, onların tamamını kurtaracağız.”

60Hicr : 60

اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَٓاۙ اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟

Tevhid Meali:

“(Lût’un) karısı hariç. Onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.”

61Hicr : 61

فَلَمَّا جَٓاءَ اٰلَ لُوطٍۨ الْمُرْسَلُونَۙ

Tevhid Meali:

Lût ailesine elçiler geldiği zaman,

62Hicr : 62

قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ

Tevhid Meali:

“Şüphesiz sizler tanınmayan bir topluluksunuz.” demişti.

63Hicr : 63

قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ

Tevhid Meali:

“(Hayır, öyle değil!) Bilakis, onların hakkında şüpheye kapılıp tartıştıkları (azabı) getirdik.” demişlerdi.

64Hicr : 64

وَاَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

Tevhid Meali:

“Sana hakkı getirdik. Ve biz, elbette doğru söyleyenleriz.”

65Hicr : 65

فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

Tevhid Meali:

“Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar. Sen de peşlerine düş. Sizden kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere doğru devam edin.”

66Hicr : 66

وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ

Tevhid Meali:

Ona şu kesin hükmü bildirdik: “Sabah olduğunda bunların arkaları kesilmiş (kökleri kurumuş) olacaktır.”

67Hicr : 67

وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَد۪ينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

Tevhid Meali:

Şehir halkı (erkek misafirlerin şehre geldiğini birbirlerine müjdeleyerek) sevinç içinde geldiler.

68Hicr : 68

قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْف۪ي فَلَا تَفْضَحُونِۙ

Tevhid Meali:

Dedi ki: “Bunlar benim misafirlerimdir. Beni utandırıp dillerine düşürmeyin.”

69Hicr : 69

وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ

Tevhid Meali:

“Allah’tan korkun ve beni rezil etmeyin.”

70Hicr : 70

قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَم۪ينَ

Tevhid Meali:

“Biz seni toplumun işine karışmaktan alıkoymamış mıydık?” demişlerdi.

71Hicr : 71

قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَۜ

Tevhid Meali:

Dedi ki: “İllaki bir şey yapacaksanız işte benim (evlenebileceğiniz) kızlarım!”

72Hicr : 72

لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَف۪ي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

Tevhid Meali:

Senin ömrüne andolsun ki onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

73Hicr : 73

فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِق۪ينَۙ

Tevhid Meali:

(Derken) Güneş’in doğmasıyla onları bir çığlık yakalayıverdi.

74Hicr : 74

فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ

Tevhid Meali:

Oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

75Hicr : 75

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّم۪ينَ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki bunda, basiret/feraset sahibi insanlar için (ibret alınacak) ayetler vardır.

76Hicr : 76

وَاِنَّهَا لَبِسَب۪يلٍ مُق۪يمٍ

Tevhid Meali:

Orası hâlen bir yerleşim yolu üzerinde bulunuyor.

77Hicr : 77

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ

Tevhid Meali:

Şüphesiz bunda, iman edenler için (dersler çıkarılacak) bir ayet vardır.

78Hicr : 78

وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِم۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Eyke halkı da hiç şüphesiz zalim kimselerdi.

79Hicr : 79

فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْۢ وَاِنَّهُمَا لَبِاِمَامٍ مُب۪ينٍۜ۟

Tevhid Meali:

Onlardan intikam aldık. Her ikisi de açık bir yol üstünde (göz önündedir).

80Hicr : 80

وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Andolsun ki Hicr halkı da gönderilmiş resûlleri yalanladılar.

81Hicr : 81

وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Onlara ayetlerimizi verdik. Ondan yüz çevirip (ona karşı ilgisiz davrandılar).

82Hicr : 82

وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا اٰمِن۪ينَ

Tevhid Meali:

Dağlardan güven (içinde oturacakları) evler yontuyorlardı.

83Hicr : 83

فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Sabah vakti onları (kulakları sağır edip, beyinleri patlatan) bir çığlık yakalayıverdi.

84Hicr : 84

فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ

Tevhid Meali:

Kazandıkları şeyler onları (Allah’ın azabından) kurtaramadı.

85Hicr : 85

وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ

Tevhid Meali:

Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile (hakkı açığa çıkarmak, Allah’ın kudretini göstermek, insanlara kazandıklarına göre karşılık vermek için) yarattık. Hiç şüphesiz, saat/kıyamet gelecektir. (Öyleyse) onlara karşı (hoşgörülü ve affedici bir tavırla) güzel davran.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

86Hicr : 86

اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ

Tevhid Meali:

Şüphesiz ki Rabbin, (çokça yaratan) El-Hallâk ve (her şeyi bilen) El-Alîm’dir.

87Hicr : 87

وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ

Tevhid Meali:

Andolsun ki sana, Seb’u’l Mesânî’yi/tekrar eden yediyi (Fâtiha Suresi’ni) ve büyük Kur’ân’ı verdik.

88Hicr : 88

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ

Tevhid Meali:

(Sana verilen Kur’ân ile yetin ve) sakın faydalanmaları için (o kâfirlerin) bir kısmına verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Onlara karşı üzülme, (şefkat) kanatlarını müminlere ger.

89Hicr : 89

وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ

Tevhid Meali:

De ki: “Kuşkusuz ben, (evet,) ben apaçık bir uyarıcıyım.”

90Hicr : 90

كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Tıpkı bölüp taksim edenlere indirdiğimiz gibi.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

91Hicr : 91

اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَ

Tevhid Meali:

Onlar ki Kur’ân’ı (bir kısmına inanıp bir kısmını reddettikleri) parçalara ayırdılar.

92Hicr : 92

فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Tevhid Meali:

Rabbine yemin olsun ki onların hepsini hesaba çekeceğiz.

93Hicr : 93

عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Tevhid Meali:

Yapmakta olduklarından…

94Hicr : 94

فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ

Tevhid Meali:

Emrolunduğun (tevhidi) açıkça ortaya koy ve müşriklerden yüz çevir.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

95Hicr : 95

اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِء۪ينَۙ

Tevhid Meali:

O alaycılara karşı biz sana yeteriz.

96Hicr : 96

اَلَّذ۪ينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Tevhid Meali:

Onlar ki Allah ile beraber başka ilah(lar) ediniyorlar. Pek yakında bilecekler/anlayacaklar.

97Hicr : 97

وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَض۪يقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ

Tevhid Meali:

Andolsun ki onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını (çok sıkıldığını) biliyoruz.

98Hicr : 98

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ

Tevhid Meali:

(Bu sıkıntıdan, kurtulmak için) Rabbini hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.

📖Ayet Dipnotu & Fıkhî / Kavramsal Şerh:

99Hicr : 99

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَأْتِيَكَ الْيَق۪ينُ

Tevhid Meali:

Yakin (ölüm) sana gelinceye dek Rabbine ibadet/kulluk et!

📖
Hicr Suresi
Mishary Alafasy
🏠Ana Sayfa⚖️Ahkâm📜Sünnet📖Kur'an👑Mezhepler🔍Arama