بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ
Kadınlara Mahsus Haller
Hayız, Nifas ve İstihâza (Özür) Fıkhı
﴿ وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ ۖ قُلْ هُوَ أَذًى فَاعْتَزِلُوا النِّسَاءَ فِي الْمَحِيضِ ۖ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ ﴾
“Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O bir ezadır. Ay halinde olan kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.”
(Bakara Suresi, 222. Ayet)
Dört Hak Mezhep mukayesesiyle; asgari ve azami hayız günleri, nifas (lohusalık) sınırları, özür kanı (istihâza) ve özürlü abdesti ahkâmı, ibadet muafiyetleri ve kaza hükümleri.
Hayız Süreleri: Asgarî, Azamî ve İki Hayız Arası Temizlik
📖 Nass: Bakara 222: 'Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O bir ezadır (sıkıntıdır). Ay halinde olan kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.'
Belirlenen azami süreyi (Hanefi'de 10, diğerlerinde 15 günü) aşan veya asgari sürenin altında kalan kanamalar hayız değil, istihâza (özür kanı) sayılır.
Nifas (Lohusalık) Sınırları ve Ahkâmı
📖 Nass: Ebû Dâvûd ve Tirmizî (Sahih): Ümmü Seleme (r.a.) 'Resûlullah (s.a.v.) döneminde lohusa kadınlar kırk gün (namaz kılmadan) beklerlerdi' demiştir.
Kırk günden (veya Şafii'de 60 günden) sonra devam eden kanama nifas değil özür kabul edilir; kadın gusül abdesti alıp her namaz vakti için abdest alarak namazını kılar.
İstihâza: Özür Kanı Hükümleri ve İbadet Mükellefiyeti
📖 Nass: Sahihayn (Buhârî 306, Müslim 333): Fâtıma bnt. Ebî Hubeyş'in sürekli kanaması sorulduğunda Peygamberimiz: 'O ancak bir damar kanıdır, hayız değildir. Hayız vaktin geldiğinde namazı bırak, hayız süren bittiğinde kanı yıka, guslet ve her namaz için abdest alıp namazını kıl' buyurdu.
İstihaza hali cinsel ilişkiye de engel teşkil etmez; zira bu bir hades-i asgar (küçük abdestsizlik) durumudur.
Hayız ve Nifas Halinde Yasak Olan Haller ve Kaza
📖 Nass: Sahih Müslim 335: Hz. Âişe (r.a.) 'Biz Resûlullah zamanında ay hali olurduk; bize orucu kaza etmemiz emredilir, namazı kaza etmemiz ise emredilmezdi' buyurmuştur.
Namazların kaza ettirilmemesi şeriatın ümmete tanıdığı büyük bir meşakkat giderme ve rahmet ruhsatıdır.